25 Eylül 2003

YERYÜZÜNDEKİ CENNETLERDEN MALDİVLER

Bu yazıyı aslında çok önce bayram tatiline gitmek isteyenler için hazırlamıştım ama Tsunami felaketi yüzünden yayınlamak istemedik. Aslında Tsunaminin Maldivler’i etkilemesi biraz traji komik bir durum çünkü biz oradayken en çok söylenen özelliklerinden biri bu yeryüzü cennetinin kesinlikle doğal felaketlerle karşı karşıya kalmamış ve çok güvenli olduğu idi. Televizyon’da Male’deki yükselmiş suyu gördüğümde bu saflık ile yaşayan halka gerçekten üzüldüm.Gene de takip edebildiğim kadarı ile bir çok adada hayat normale dönmüş durumda.

Maldiv’ler Hindistan ve Sri Lanka’nın güneyinde ve yaklaşık 200’ünde insanların olduğu 1000’den fazla adadan kurulu bir cumhuriyet zaten adı da mal dvipa (bin adadan) gelmekte. Bu adalardan seksenden fazlasından bir otel kurulmuş durumda. Yaklaşık 300,000 nüfusun dörtte biri başkent Male’de yaşamakta.

Çağlar boyunca ticaret yollarının üzerinde kalan Maldiv adalarında değişik ırk ve dinlerden gruplar egemenlik kurmuşlar. 1965 de en son İngilizlerden egemenliklerini alarak müslüman bir cumhuriyet olmuşlar. Balıkçılık dışında ana geçim kaynaklarını meyva ve hindistan cevizi üretimi oluşturan Maldivler İtalyanlar tarafından keşfedilerek ciddi turizm geliri kazanan bir tatil merkezi haline gelmiş. Mercan resifleri tarafından çevresi sarılmış atollerde 700’den fazla balık çeşidi bulunmakta ve yaklaşık 26-33 derece arası bir sıcaklık yıl boyunca hüküm sürmekte. Deniz suyu yıl boyunca yaklaşık 24 derece sıcaklığı korumakta.

Maldivlere her giden gittiği adanın özellikleri dolayısı ile farklı bir takım deneyimleri anlatsa da ortak anlatılacak bir yer başkent Male. Uluslararası bir havalimanının bulunduğu ada ve yaşamın olduğu yaklaşık 2,5 km boyunda ve 1,5 km genişliğinde ikinci bir adadan kurulu Male herhalde dünyanın en küçük başkentlerinden biri.

Adanın sahil şeridini –Marine Drive diye biliniyor-yürüdüğünüzde aslında bir çok öenmli turistik eseri görebilirsiniz. Altın renkli bir minare ile süslenmiş İslam Merkezi, Maldiv’e müslümanlığı getiren Abul Barakaat’ın mezarı, Başkanlık Sarayı, Balık Hali, şirin hediyelik eşyaların satıldığı dükkanlar ve lokantalardan oluşan bir yürüyüş yolu kısa zamanda gezebileceğiniz yerler. Aman dikkat, adada çok sayıda bisiklet ve motorsiklet var ve pek de kurallara riayet ettikleri söylenemez.

Maldiv’de “Dhivehi” denen Arap, Hint, hatta biraz İngilizce ve eski Asya dillerinin karışımı bir lisan konuşulmakta ama ingilizce ile de çoğunlukla rahat anlaşabiliyorsunuz.

Maldivlerin günlük yaşantısına baktığınızda aslında fakir ama çok nazik, sabırlı ve güleryüzlü bir halk ile karşılaşıyorsunuz. Genelde turistik tesislerin hemen yakınında bulunan balıkçı adalarında yaşıyorlar ve Dhoni denen tekneler ile ulaşımı sağlıyorlar. Temel besin balık ve pirinç. Erkeklerin bayağı çapkın olduğunu söylenebilir çünkü boşanma konusunda dünya rekoru onların gerçekte erkeklerin her adada bir sevgilisi var gibi bir durum; islami kurallara göre yapılan evlilikler oldukça kısa ömürlü olmakta.

Adalar hem bulundukları coğrafi lokasyona hemde adayı tanımlayacak bir özelliğe göre iki isim alıyorlar ve genelde Male’den deniz uçağı ya da hızlı tekneler ile ulaşım sağlanmakta. Bir çok adayı tanımlayan standart manzara şu; 1 km uzunluğunda 100-200 metre genişliğinde ve her tarafı beyaz kum olan, ortasında genelde sosyal tesis, adanın bir kenarında deniz üzerinde bungalowların olduğu bir yerleşim, yemyeşil bir deniz, 200-300 metre açıkta mercan resiflerine çarpan dalgalar.

Temelde sabah basan tropik sıcaklık ile erkene gelen gece arasında, ekvatora yakın olmanın getirdiği ısıyı gün byounca hissedebiliyorsunuz. Gel-git’in hissedilir boyutta olduğu adalarda sabahları deniz oldukça çekilmekte ve bazen adalar arasını yürüyebileceğiniz kum adacıkları ortaya çıkmakta, öğlenden sonra deniz hzıla yükselmekte ve akıntı oluşmakta.

Maldiv’in en önemli özelliği denizi; yüzmekten çok dalmayı ya da şnorkel yapmayı sevenler için muhteşem lokasyonlar var. Bizim kaldığımız Medhufishi civarında 18 tane dalma alanı mevcuttu. Çoğu adadan günde 2-3 defa ücretsiz tekne kalmakta ve çoğunda çok iyi ekipman ve hocalara sahip dalma merkezleri bulunmakta. Yanlız varsa tavsiyem eğer otel ücretine dahil değilse kendi ekipmanlarınızı götürmeniz aksi takdirde pek de ucuz sayılmayacak rakamlar ödemek durumunda kalıyorsunuz. Bu teken yolculukarı çok zevkli, sizi 15-20 dakika okyanusun ortasına doğru götürüyorlra ve bir noktada durudklarında altınızda devasa bir mercan resifi bulunmakta.

Neredeyse tüm tesislerde Thai, Bali veya diğer özellikli masajların yapıldığı ve full donanımlı Spa lar mevcut ve gayet uygun fiyatları var. Bazı adalarda havuzlar da özellikle çeşitli balık dolu denize girmeye korkanlar tarafından dolduruluyor. Bunun dışından değişik su sporları yapma imkanınız var. Diğer eğlenceler arasında balıkçı köylerine gezi, gel-git sırasında oluşan kum adacıklarında piknik, yunus görmek amaçlı yapılan tekne gezileri, açık deniz balık avcılığı yer almakta. Bazı tesislerde odalarda dvd, vcd oynatıcılar, kütüphane ve oyun odaları bulunmakta.

Pratik tavsiyeler arasında yanınızda özellikle eğer dalmıyorsanız bol kitap, müzik, oyun,kuvvetli güneş kremi, fotoğraf makinası- bu arada eğer Dubai üzerinden uçmuşsanız havalimanından satılan çek-at su altı kameralarından mutlaka alın- olması belirtilebilir. Tabii böyle bir adada çeşitli hayvanatlar olmasına da alışkın olmalısın. Biz ilk deniz uçağından otel sahiline doğru giderken devasa vatozlar ve 2 küçük köpek balığı ile karşılanmıştık. Bunun yanısıra tropik balıklar, yengeçler,çeşitli tahta böcekleri de adanın vazgeçilmezleri arasında.

Gene pratik bir tavsiye oda görevlisine önceden bahşiş vermeniz; bu bayağı işe yarıyor.

Adı duyulmuş tesisler arasında Ellaidhoo, Ranveli Village, Kudarah island, Holiday island, Sun island, Rangali Hilton, Kanuhurra Beach Resort, Royal island, Medhufushi, Sonevafushi sayılabilir. Tercihinizi yaparken adanın özelliklerini araştırmanız çok öenmli; eğer dalma meraklısı iseniz seçeceğiniz ada ile yemek veya eğlence istiyorsanız seçeceğiniz adalar oldukça farklı. Keza deniz uçağından korkuyorsanız gidebileceğiniz adaların sayısı da azalmakta. Önerim yarım pansiyon tesisleri tercih etmeniz şeklinde ve varsa mutlaka deniz bungalowları. Bazı adalarda adanın biraz uzağında tamamen deniz üstünde yer alan Balayı Bungalow ları da ilginç olabilir.

Genelde uçuşlar Dubai aktarmalı ve toplamda yaklaşık 12 saat sürmekte. Sonbahar mevsiminde fiyatlar daha iyi iken ilkbaharda oldukça yükselmekte. Bunun ana sebehi yüksek sezon farklılığı ama fiyatı daha düşük olan aylarda aldığınız tek risk bir kaç sürecek yağmurlardan öte değil.

Bu nefis adaların Tsunami etkileri çabuk atlatması dileği ile iyi yolculuklar...

1 yorum:

ÖZLEM SEZEN YILMAZ dedi ki...

Biz balayı için Temmuz ayında Conrad Maldives Rangali İsland da kaldık, kesinlikle doğru bir tercihmiş. Gitmeden herkes sıkılırsınız falan diyordu ben de aksiyon severim, korkmuştum açıkçası ama bir hafta kaldık, daha 1 hafta olsa yine yetmeyecekti bana. Water villada kaldık, odanızdaki zeminden denizin içini ve balıkları izleyebiliyorsunuz.
Su altında çekimler yaptık balıkların içinde, şnorkelling turu, yunus izlemeye gittik, denizin 5 metre altındaki restoranda yemek yedik köpek balıklarının içinde, denizin ortasında masaj yaptırıp jakuziye girdik …vs daha bir sürü harika aktivite. Eğer merak ederseniz beklerim bir göz atın umarım gitmek isteyenlere faydası dokunacaktır, fiyatı , en iyi mevsimler, otelin hediye verdikleri hepsi var. 3 Bölüm halinde anlattım, bu da kısa kesilmiş hali :)
Bu arada yeni yeni başladım blog işine yardımlarınızı ve lütfen yorumlarınızı dört gözle bekliyorum.
Diğer destinasyonlarla kıyaslanamayacak kadar farklı ve rüya gibi bir yer Maldivler, kıyas kabul etmez bence.

http://yenibirsoyadimoldu.blogspot.com/2012/12/maldivler-balayi-karar-asamasi-evlilik.html
http://yenibirsoyadimoldu.blogspot.com/2012/12/maldivler-balayi-devam_5.html
http://yenibirsoyadimoldu.blogspot.com/2012/12/maldivlerde-zaman-nasil-geciyor-simdi.html